Kalabalıklar içerisinde yalnızlık hissi,kimsenin 'dost' olmadığından dem vurmak..Hepimizin ortak sorunu bu sanıyorum..
Pekii ,acaba biz ne kadar dostuz?
Ya da asıl sorun DOST BULAMAMAK mı yoksa DOST OLAMAMAK mı?
İğneyi kendine misali önce kendimden başlıyorum.Şehir hayatına kendimi kaptırdığımdan beri farkettim ki insanlardan öz olarak uzaklaşıyorum.Belki de kendimi koruma şeklim bu.Görüştüğüm kişi sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor.Az insan çok huzur felsefesine kaptırmışım gidiyorum.Ama..
İğneyi kendine misali önce kendimden başlıyorum.Şehir hayatına kendimi kaptırdığımdan beri farkettim ki insanlardan öz olarak uzaklaşıyorum.Belki de kendimi koruma şeklim bu.Görüştüğüm kişi sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor.Az insan çok huzur felsefesine kaptırmışım gidiyorum.Ama..
Az insan çok düşünce,fazlaca kaygı,anksiyete nöbetleri demek. Kesinlikle huzur demek değil arkadaşlar.Bunun üzerine çok düşündüm.Çünkü karşılaştığım herkes insanların değiştiğinden yakınıyordu.Bu mutsuz kalabalığın tam da içinde birisi olarak araştırdım ve çok okudum.Bu okumalarım esnasında da bir kitap keşfettim.Şehir hayatından kaçışı antidepresanlarda bulan,'dost bulamayan' biz insanlara yararlı olacağını düşünerek paylaşıyorum.
![]() |
| DR MUTLUHAN İZMİR |
Etrafınızda antidepresan kullanan en az bir kişi vardır ya da belki siz hayatınızın bir döneminde antidepresan kullanmışsınızdır.Bu kitap tam da bundan ve en başta anlattığım durumdan bahsediyor.Sizlerle kitabın küçük bir bölümünü paylaşmak istiyorum.Bakın doktor ne diyor?
'İnsanlığı,yüzbinlerce yıldır içinde biçimlenmiş olduğu yaşam koşullarından uzaklaştıran yeni yaşam tarzının etkilerini sorgulamak ve ruhsal hastalıkları buna bağlayarak açıklamaya çalışmak uzun,meşakkatli ve TÜKETİME DAYALI günümüz toplumunun yapısında sermayenin işine gelmeyecek bir yoldur.Bunun yerine insanları,''beyninizdeki bir kimyasal sorun nedeniyle yeni yaşam biçimine uyum gösteremiyorsunuz'' diye ikna etmek ve ''bu sorunu giderecek ufak bir ilacımız var '' diyerek onları çözüm sunulduğuna inandırmaya çalışmak daha kolay gibi görünmektedir.
....Günümüzde ASIL SORUN beynimizdeki kimyasal sorun değil de ,başka başka nedenler olabilir.Örneğin RAHATIMIZA OLAN DÜŞKÜNLÜĞÜMÜZ,paylaşmaya yanaşmayan ve BİZİ YALNIZLAŞTIRAN bencil yapımız ,üretim yapan becerikli insan olmaktan uzaklaşarak TÜKETEN bir asalağa dönüşmemiz ve bu asalak ve zayıf yapımızı sevmekte güçlük çekmemiz ,bu nedenle kendimizle kavgalı olmamız ve kendimize yabancılaşmış olmamız..'
Doktor ağır ifadelerle durumu tanımlamış olabilir.Açıklanan şey şu; yalnızlaşmayı seçen biziz..Bu duruma alışmak içinde beynimizi uyuşturmak zorunda değiliz..



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder