Gün her şekilde normal başlamıştı.Bugün ne yapsak,gezsek mi vs diye düşünürken şarjı biten telefonumu gün içerisinde defalarca yaptığım gibi! şarja taktım ki..
Olan oldu!Ana menüde takılı kalan telefonum kapandı ve bir türlü açılmıyordu.Aynı,bilinen markanın senelerdir bağımlısı olan ben,tabii ki panik olmadım.Çünkü tekrar açılacak ve ben instagram,facebook ve twitter hesaplarımı,maillerimi,whatsappımı kontrol edip,karmaşık şehirde navigasyonuyla yolumu bulacaktım..
Ama açılmadı.Bir deneme iki deneme.Yok yok yok!Açılmıyordu.Yakın zamanda Amerika'ya gitmeyeceğimden sorunun hallolması için Türkiye'de bir çözüm üretmeliydim.E o zamana kadar ne yapacaktım?Hemen hemen her dakika elimden düşmeyen telefonum olmazsa ne yapardım!
Aileme eski akıllı telefonumu hemen göndermelerini istedim.Şans bu ya 29 ekim olduğu için kargo şirketleri kapalıydı.E diğer günde Pazara denk geliyordu.Ve ben
3 KOCA GÜN akıllı telefonsuz kalacaktım.Bilhassa yalnız yaşayan ve sevdiklerinden uzakta olanlar,şehir hayatını kanıksayanlar,
istesede Avmleri aşıp yeşile ulaşamayanlar telefonun,internetin ne derece önemli olduğunu çok çok iyi bilirler..Herneyse hemen gidip yalnızca konuşmam için birkaç günlüğüne kullanabileceğim bir telefon! aldık..
 |
Soldakiyle 3 gün!
*İlk anda çok eğlenceli geldi.Babaannemin bile kamerası olmadığı için beğenmeyeceği bir telefonum vardı.Baya komik bulmuştum.Şarjı da baya uzun gidiyormuş,akıllı telefon olmadan da oluyormuş derken..
*2.Gün!Elim sürekli telefona gidiyordu ve artık bu eskiye dönüş canımı sıkmaya başlamıştı.Bağımlılık durumundan çok uzak olduğumu düşünüp,sigarayı bile çoğu kimseye göre çok kolay bırakmışken bir 'madde'ye nasıl bu kadar bağlanabiliyordum?Bu gerçeği kabullenip hala akıllı telefonumu neden bu kadar istiyordum?Sanırım bu gerçeklerle yüzleşmek daha çok canımı sıkmıştı!Mesajlaşmalar başladı.Artık mesaj atarak iletişime geçmeli ama bir şekilde 'aktif' olmalıydım.Bu arada randevu almanın imkansız olduğu Zorlu'dan defalarca randevu almaya çalıştım.Tabii ki başaramadım..
*Ve eski akıllı telefonuma,dolayısıyla da internete kavuştuğum ana kadar -son gün- ciddi anlamda bunalmıştım.Eski akıllı telefonum geldi.Sonunda! ve ben elime telefon geçtikten sonra üzerine baya baya düşündüm..
Bu kadar mı elimiz ayağımız olmuştu,bu kadar mı whatsapp olmadan önce hiçkimseyle iletişime geçemiyorduk?Bu arada ana yolda kasksız ve elinde cep telefonu hem 'aktif' hem de trafikte olan genci görünce üzerine iyice kafa yordum.Akıllı telefonlar canımızdan ve çok çok değerli olan vaktimizden vazgeçecek kadar bize ne vaat ediyordu?Siz de düşünün lütfen..Belki telefonum bozulmasa bunu hiçbir zaman farkedemeyecek ve -unuttuğum bir his olan- telefonumu başka bir odada bırakarak rahat rahat kitap okumanın tadına bu derece varamayacaktım!Sizin de bu keyfi yaşamanız ve her zaman anda olmanız dileğiyle.Sevgiler.. |
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder